BIY AD

06 Temmuz 2009 Pazartesi

Yuri Zhirkov Chelsea'de

2008'de bölgesinin en iyi adamıydı. Bir yıl gecikmeli geliyor büyük lige. Abramovich'in bir takımından diğerine... Yuri Zhirkov CSKA Moskova'dan ayrıldı ve Chelsea'ye gitti. 21 milyon euro bonservisten bahsediyorlar da kimin parasını kime veriyorlar ki! Ancelotti ile adam gibi bir transfer yapamamışlardı. Kaleci Ross Turnbull nedir ki! Zhirkov kral transfer oldu...

CR9 Santiago Bernabeu'da

Real Madrid'de Ramon Calderon döneminin son transferi Faubert'in imza törenine gelen taraftar sayısı 70. Perez döneminde Kaka için Santiago Bernabeu'ya gelen taraftar sayısı 50 bin. Bu akşam da Cristiano Ronaldo sahne alıyor. Tribünlerde 80 bin taraftarın olacağını tahmin ediyorlar. Bu bir rekor mu? Kapıda bilet kesilmediği için kesin rakamlara kimse sahip değil ama 5 Temmuz 1984 günü Napoli'de Sao Paolo Stadı'nda Maradona'ya hoşgeldin diyen 80 bin taraftar vardı.


Faubert'in imza töreni

4-4-3'ün Oyun Kurucusu(!)

Rijkaard'ın bu sezon Galatasaray'da işi çok zor. Dün akşam bir futbol yorumcusu "4-3-3'de Galatasaray'ın bir oyun kurucuya ihtiyacı var. Lincoln'ü gönderiyorlar, yerine birini almaları lazım"dedi. Bu diziliş eğer "4-4-3(!)" ise evet bir 10 numaraya ihtiyacı var Rijkaard'ın!.. Acilen bir 4-3-3 konferansı düzenlenmesi lazım TSYD'nin. Barcelona'da kimmiş oyun kurucu(!) Rijkaard zamanında birileri çıkar anlatır artık...

Haşmet Babaoğlu

Medya patronlarının fanatik takım taraftarı olması tuhafınıza gidiyor mu hiç?
Hayır.
Forma giyip pozlar vermeleri veya tuttukları kulübün yöneticileriyle fazla içli dışlı olmaları sizde rahatsızlık uyandırıyor mu?
Hayır.
Hepimiz takım taraftarıyız...
Aynı kültürü paylaşıyoruz. Hep birlikte ipin ucunu kaçırıp dünyayı tuttuğumuz takımın renklerinden ibaret sanıyoruz.
Medya patronları da bizim gibi bir insan nihayetinde!
Hatta belki içinizden şöyle diyorsunuz...
Bizim canımız can da, medya patronlarının ki, patlıcan mı?
İyi de...
Bir de şöyle düşünün...
Hangi kulüp başkanı objektif yorum ve habercilikten hoşlanıyor.
Hatta bazıları bundan nefret ediyor. Koşullar el verse gazetelere, televizyonlara baskın yapacaklar.
Onlara göre...
Medya sadece kendilerinin istediği ve izin verdiği haberleri yapmalı!
Futbol yorumcuları da yağdanlık olmalı!
Şimdi söyleyin bakalım...
Bu başkanlar takımlarının "hastası" medya patronlarını etkilemezler mi?
O formalı medya patronları da bir yıl, iki yıl direnseler bile, onca tazyik karşısında eninde sonunda pes edip başkanların isteklerine boyun eğmezler mi? Ne demek bu şimdi, diyeceksiniz...
Şu demek...
Önümüzdeki Süper Lig sezonu kıran kırana geçecek!
Görüyorsunuz, büyük kulüpler krizi falan umursamadan çılgıncasına para harcıyor.
Ne için?
Ne pahasına olursa olsun, şampiyon olmak için!..
Bu durumda, kulüp yöneticilerinin kendi takımlarının fanatik taraftarı olan medya patronlarını, hatta reklam verenleri "göreve çağırmaları" ihtimalini yabana atmamalıyız.
Yani demem o ki...
Önümüzdeki sezon başlamadan önce medyada çok kirli bir "temizlik operasyonu" başlayabilir.
Kimsenin günahını almak istemem!
Ancak içimde tatsız bir his var
Haşmet Babaoğlu/Sabah

Velez Sarsfield Şampiyon

Huracan'e beraberlik yetiyordu. Velez tartışmalı bir gol attı ve şampiyonluğu kaptı. 83'de gelen golden sonra Huracan teknik direktörü ekrana geldikçe efkar bastı beni de. Angel Cappa ne hüzünlü bakıyordu öyle. "Gel be abi açalım bir büyük yanına kavun, beyaz peynir"dedirtti. 90+12'deki o karambolde top girmedi işte. Girseydi de Cappa'nın sevincini görseydik... Yağan dolu, itişmeler, didişmeleriyle bitmesi gereken saatten 65 dakika sonra sona erdi Arjantin'de ligin finali.

05 Temmuz 2009 Pazar

Tatil

Avrupa Ligi ön eleme(ler)sinin faturası budur işte. 20 ile 30 gün fark var Avrupa ile aramızda sezon açılışı tarihi olarak. Türkiye'de futbolcular doğru dürüst tatil yapamadı bu sezon. Geçen sezon Euro 2008'in faturası Galatasaray ve Fenerbahçe'ye çıktı. Şimdi bu iki kulüp Avrupa Ligi ön elemeleri yüzünden oyuncularına en fazla 3 hafta izin verebildiler. Gitmeyi zaten kafasına koyan Güiza ne işim var Almanya kampında diyor. Üstelik bu sezonun sonunda Dünya Kupası var. Ambrosini ve Inzaghi de Toscana'da Forte dei Marmi'de keyif sürüyor.

Real Madrid'in 9 Numarası

Cristiano Ronaldo, Real Madrid'de 9 giyecek. Bir yıl öncesinden CR9 markasının İspanya'da tescil ettiren biri için sürpriz bir karar değil elbette. Raul'un 7 numaralı formasını dokunamazdı elbette. 7 olmadı 17 olsun demiş ama o da Nistelrooy'a ait. 9 numarayı geçen sezon Saviola giyiyordu. Bu forma Real Madrid tarihinin en iyi yabancısı kabul edilen, onursal başkan Di Stefano'nun forması aynı zamanda. 1953-64 yılları arasında forma giyen efsane sırtındaki numaranın hakkını vermiş tabii. 396 maçta 307 gol. 0.78 ortalama. Gol ortalamasında onu geçebilen tek isim var. 48-53 yılları arasında 144 maçta 124 gol atan Pahino. Eski zamanlar tabii bunlar. 9 numarayı giyen diğer büyük isimlere gelelim. Ben önce Santillana diyorum. 1971-88 yıllarında arasında 291 gol. Ardından Hugo Sanchez, 7 yılda 239 gol. 90'lı yıllarda ise sırasıyla Zamorano, Suker ve Morientes. Saviola öncesinde de Ronaldo...

Robert Louis Dreyfuss

Marsilya'nın son şampiyonluğundan bugüne kadar olan dönemi, transferleri yazdım dün. Bu dönemin en üzgün adamı Robert Louis Dreyfuss'dur elbette. Yüzünden belli değil mi?1996'dan beri Marsilya'nın en büyük hissedarıydı. Transfere 200 milyon euro -çeşmesi Adidas- para yatırdı. Şampiyonluk göremedi. 1999'da Parma'ya 2004'de ise Valencia'ya UEFA Kupası'nı kaybetti. Çok tartışılan bir adamdır. Ya da adamdı. Robert Louis Dreyfuss bugün öldü. 63 yaşında. Servet'in de ne kısmeti varmış! Adam bir Avrupa'ya gideyim dedi, Marsilya başkanı değişti, kulübün sahibi öldü. Yarın da Almanya işgal eder Fransa'yı...

04 Temmuz 2009 Cumartesi

Obabaşı Lincoln

Bu fotoğraf geçen seneden. Lincoln için arama emri çıkartıldığı günler. Adam rahat adam. Takım antrenman yapıyor umurunda değil. Sanat da önemli tabii(!) Bu da bugünden. Lincoln'de ilerleme var. Bir önceki fotoğrafta adam dünyanın öbür ucunda memleketinde. Bu kez hiç olmazsa Galatasaray'ın kamp yaptığı ülkeye yakın. Dortmund'da yakalanmış bugün. Cep telefonu olan herkes gazeteci. Gurbetçiye de helal olsun, Lig Tv'ye yollamış. Alışveriş yapıyormuş. Hak veriyorum kendisine, şimdi harika indirim var Avrupa'da... Bir hafta sonra kampa katılacağım demiş.

Galatasaray bir hafta sonra dönüyor İstanbul'a. Lincoln bu saatten sonra ancak izci kampına katılır. Obabaşı Lincoln közde patates yapar... İsa'nın Atletleri arasında en çürük de bu çıktı!

Waddle'dan Lucho Gonzalez'e

Marsilya'nın 8 lig şampiyonluğu var. 4'ünü arka arkaya almışlardı. 1988'den 1992'ye kadar... 17 yıldır da şampiyon olmuyorlar. Bu sezon da sahalarında O.Lyon'a kaybetmeseler, Gerets patronajla ters düşmese kaldırabilirlerdi de kupayı. O 4 şampiyonluğun sonuncusundaki kadroya bakalım. Bugünün teknik direktörü var orta sahada. Didier Deschamps. Sonraları Juventus'a gidecek. Birkaç isim daha sayayım arşivlerden: Basile Boli, Amoros, Desailly, Boghossian, Papin, Abedi Pele ve Chris Waddle. Sıkı kadro değil mi? 2 gün önce 18 milyon euroyla kulüp tarihinin en pahalı transferini yaptırdı Deschamps. Mağduru severim ya Juventus'u Serie B şampiyonu yapıp işine son verdiklerinden beri bu soğuk Fransıza sempatim var. 2000'li yıllarda çok adam geldi gitti Marsilya'ya. Küme düşme potasına da girdiler, son haftaya kadar şampiyonluğu da kovaladır. Kupayı hep O.Lyon götürdü bu dönemde. O.Lyon satmaktan da yetiştirmekten de keşfetmekten de bıkmadı geride kalan 10 yılda. Lucho Gonzalez öncesi pahalı transferleri hatırlamakta yarar var. Geçen sezon Nasri'yi Arsenal'e satınca 12 milyon euro döktüler Ben Arfa için O.Lyon. İyi de kazıklandılar. O.Lyon başkanı Aulas 2004 yılında Luyindula için de 12 milyon eurolarını almıştı. Etti mi 24! Geçen hafta 8 milyona Pana'ya sattıkları Cisse için 2007 yılında Liverpool'a 9 milyon euro ödediler. Kone için geçen sezon başında Nice'e 9 milyon euro verdiler. Adamın boyuna baksan bir milyon anca eder dersin ama atıyor işte. Biraz da eskiye gidelim.

12 yıl önce M.Brough'a Ravenelli için 8 milyon euro ödemişler. Guingamp'da patlayan Drogba için 2003 yılında 7 milyon euro. Geçen sezonun ortasında Gerets, Lucescu'dan Brandao'yu kopardı 6 milyon euroya. Eksikliğini hiç hissetmediler ki İstanbul'a gelip kupayı da aldılar. Ve son olarak kayıp bir adamç. Ajax Mido için 6 milyon eurosunu aldı Marsilya'nın. Transfer mevsiminin ortasındayız daha. Uzun cümleler kurmamak lazım ama Juninho, Keita, Benzema'nın gittiği O.Lyon'dan kağıt üzerinde daha kuvvetli duruyorlar artık. Gourcuff'u elinde tutan Bordeaux ise aynı Bordeaux...

03 Temmuz 2009 Cuma

Owen ve Bobo

Cristiano Ronaldo'dan gelen para kimlere harcanacak? Wigan'dan Valencia hamlesi çok şıktı. Alex Ferguson, Benzema transferinde Zidane'a yenik düştü. En çok istediği adamdı. Carlos Tevez'in kapının önünde beklediği Man. United'ta kanatta oynayan Rooney elbette ki en uca çekilecek. Owen transferi 5 yıl önce olsa kıyamet kopardı. Real Madrid'e gidip Liverpool taraftarının ahını aldığını söyler dururum. Newcastle'ın iflasın eşiğine gelme sebeplerinden biri de; o ve Martins gibi adamlara ödenen astronomik rakamlardır. Galatasaray söylentisi külliyen yalandı. Bonservisi elinde oyuncuları seven Galatasaray'a yakıştırıldı sadece. Owen için Olympiakos alternatifi vardı ki; bunun bir de Bobo bacağı var. Owen, Newcastle'da kazandığının yarısına yaklaşık 3 milyon euroya gitti Man. United'a. Bu rakam Türkiye'de ödeniyor ama Komşu için hala çok fazla. Bobo'nun transfer hikayesinin başlangıcında Olympiakos'un ciğerini bilen gazeteci arkadaşımla konuştum. Dediği: "Olympiakos 3 milyon veriyor, Beşiktaş 5 milyon euro istiyordu." "Bobo'ya 2 milyon veriyormuş Olympiakos" dedim. Kahkahayı patlattı: "Deli misin, bu kulüp tarihinde en yüksek parayı 1.8 ile Rivaldo aldı. Kimse bizde 2 milyon euro almıyor" dedi. Beşiktaş'ta 1.2 kazanan Bobo için menajer Juan Figer yine rolünü iyi oynuyor. Bobo'ya 2 veriyorlar diye haber salıyor ortalığa. Bobo da Nobre'nin yerli kontenjanı sayesinde kaptığı 2.2'yi hayal ediyor. Bir de üstüne 2.5 milyona gelen Ferrari var. Son söz, 32 sayfalık broşürle pazarlanan Owen kulübünü buldu. Gelecek sezonlarda iyi ekmek kapısıdır bu... Yabancı kontenjanını bilmem de Beşiktaş'ın Fiorentina'dan Mutu'yu istediğini ve direkt oyuncunun hayır dediği de dipnot olsun...

A.Madrid Kombine Reklamları

Atletico Madrid'in kombine kampanyası için her sezon yaptırdığı reklamlar çok konuşulur İspanya'da. Bu sezon ekonomik kriz yüzünden reklam filmi çekmiyorlar. Evet para da değil aslında! Bugüne kadar en ucuzunu 30 bin en pahalısını 80 bin euroya mal etmişler. Bir futbol kulübü için çok anlamlı reklamlardı bunlar. Atletico Madrid için 2. ligde 40 bin kombine sattı haberleri okumuştuk yılllar önce. Kampanyayı ilk yaptıkları sene Kiko oynamıştı. 23 bin satmışlar 2. ligde. Geçen sezon 47 bin satmışlardı. Bu sezon da sırada bekleyen 1.500 kişiyi ekliyorlar. 50 bin de durmak zorundalar. Vicente Calderon'un kapasitesi 54 bin. Geçen sezon kombinede en düşük fiyat 270 euro. En pahalı koltuk ise 1.030 Euro idi. 2001 yılından beri çekilmiş reklamların listeliyorum, bu isimlerle youtubedan bulup izleyebilirsiniz. Benim favorim 2004 yılında kulübün 1 numaralı üyesi Augustin de la Fuente Quintana'nın oynadığıdır. Blog arşivinde mevcut.

2001-02. Papá, ¿por qué somos del atleti?
2002-03.Ya estamos aquí
2003-04.esa extraña conexión
2004-05. Me mata, me da la vida
2005-06. El corazón tiene razones que...
2006-07.una cuestión de fe
2007-08.eternamente grande
2008-09. PASTOR en kosovo

Zidane vs. Ronaldinho

Zidane, Ronaldinho'yu bakkala gönderirken...

Hey Gidi Shevchenko #2

Resmen ortada kaldı bu adam. 32 yaşında. Dünyanın en büyük golcülerinden biri, bonservisi yok ama alıcısı da yok. Yetiştiği Dinamo Kiev dön demiş, Güiza gitmek için bu kadar pirelenmiş Fenerbahçe Shevchenko'yu düşünüyor mu acaba?

Santiago Bernabeu'da Guardiola

Bu fotoğrafın faturası 210 milyon euro! Guardiola'nın Santiago Bernabeu'da 6 attıkları maçta -artık hangi gol bilmiyorum ama- sevincini nereye bakıp yaşadığı önemli. Bu stadyum, Ronaldinho'yu da ayakta alkışlamıştı. O altı gol Real Madrid'in bütün Hollandalılarını yedi. Bugün kimse bir tek Hollandalıyı onbire yazmıyor. En zayıf halka Drenthe dışında giden de yok daha. Perez durmuyor da şimdi de David Silva için bastırıyor, Ribery de tutturmuş ben sadece Real Madrid'de oynarım diyor, Bayern Münih antrenmanında arıza çıkartıp, Van Gaal ile kapışıyor.

Ankara'nın Kaka'sı Vassell

Darius Wassell'in Ankaragücü'ne imzasını İtalyan Mediaset 17 fotoğraflık bir albüm yaptı. Ankara, Kaka'sını buldu. Şehir çıldırdı diyorlar başlıkta. Ben 3 kare seçtim...

Transfer Notları #4

- Kader Keita için O.Lyon'un açıkladığı bonservis 8.5 milyon artı 500 performans bonusu. 9 milyon ve oyuncuya muhtemelen verilecek 3 milyon euro ile Galatasaray için 12 milyon euroluk bir imza. Gelecek yıl yapılacak yayın ihalesinden çok şey bekleniyor ya da biri satılacak.
- Ertuğrul Sağlam haklı çıktı! Tebrikler. İki yıl önce Cisse geldiğinde iki yıl sonra Avrupa'da büyük bir takıma gider demişti! Marsilya bonservisi elinde olan Cisse'yi kaptı. Deschamps Monaco'dan eski hocası.
- Ya Servet ya da Diawara diyorlardı. Marsilya, Bordeaux ile anlaşmaya vardı. Diawara imzayı atıyor.
- Real Madrid, David Villa için teklifini geri çektiğini açıkladı. Yok bir de onu da alsalardı! David Villa büyük bir ihtimalle Barcelona'ya gidecek. Laporta'yı zora sokan Eto'o da takımda kalırsa kulübede oturacak.
- O.Lyon Benzema ve Keita'yı sattı. Lisandro Lopez için Porto'ya 20 milyon euro teklif ettiler.

- Arsenal'de Silvestre ve Gallas yolcu. İkisi de kapanın elinde kalır.
- Ferrari Beşiktaş'a biraz naz yaptı ama 2.5 milyon euro yıllığa hayır diyemedi. Bonservis için İtalya, 5 milyon euro diyor.
- Ze Roberto 34 yaşında bir transfer daha patlattı. Hamburg'a gitti yıllık 3.5 milyon euroya.
- Vincenzo Montella futbolu bıraktı.

02 Temmuz 2009 Perşembe

Kader Keita Galatasaray'da

Galatasaray'ın transfer politikası medyada adı çıkan isimleri almamak üzerine mi kurulu diye şüphelenmeye başladım (!) Tabii bu işin şakası. Haldun Üstünel bu konuda büyük bir ün yaptı. Alacağı adamın ismini son dakikaya kadar iyi saklıyor. Bu transfer de sürpriz oldu. Kader Keita'yı resmen bitirdiler. O.Lyon'da başkan Aulas gemileri yakmış demek ki. Benzema'dan bir gün sonra bir forveti daha elden çıkardı. O.Lyon'un bu transferi Loic Remy'ye onbirde yer açmak için yaptı diye yorumlamış L'Equipe. Fransız basını da bizim gibi seyretti ve Galatasaray'ı kaynak gösterdiler. İki yıl önce Lille'den Fransa Ligi için büyük para olan 16 milyon euro ödeyip almışlardı. Keita, Ligue 1'in en fazla kazanan oyuncularından biriydi. 3.1 milyon euroya oynuyordu. O.Lyon'a getiren Lille'deki hocası Claude Puel'dir. Galatasaray'a maliyetini, yıllık ücretini öğreneceğiz ama faturası Baros'dan ucuzsa helal olsun demek lazım. Transferi Rijkaard'ın istediği kesin. 4-3-3'ün hücum hattında her noktada oynar. Forvet hattına Rijkaard'ın Keita tercihi Lincoln için de infaz kararı demek aynı zamanda. Bir ceza alanı hırsızı yerine Arda'yı beyin oynatabileceği hücumcuyu tercih etmiş Rijkaard.

01 Temmuz 2009 Çarşamba

Benzema Real Madrid'de

Florentino Perez dün akşam Kaka'nın imza töreninde yarın bir transferi daha açıklayacağız demişti. Adam sözünün eri. Karim Benzema'yı da bitirdiler. O.Lyon başkanı Aulas satmayacağım diyordu ama para her zamanki gibi tatlı geldi. 35 milyon euro bonservis yazılıyor İspanyol medyasında. Detayları daha sonra belli olur. Galatasaray&Gouvou yazanlar bu transfer sonrasında bir daha düşünsünler, Huntelaar da ne bahtsız adammış bu arada... David Villa'ya Barcelona yolu açıldı galiba...
***
İspanya'da transfer bitti diyorlar ancak Fransa kanadı ısrarla Benzema'ya daha yüksek bir teklif geldiğini ve O.Lyon'un satışa daha onay vermediğini söylüyor. Ne diyeyim ki? Yesinler birbirlerini...
***
Transfer resmileşti. O.Lyon 35 üstüne +6 bonusunun olduğunu açıkladı. Fransız basınına göre Benzema ucuza gitti. Kime göre, neye göre tartışılır durur...

Deco+Carvalho Kaç Para?

Carvalho ve Deco ikilisine toplam ne kadar bonservis ödersiniz? Ya da Chelsea ne kadar ister de bu rakam Inter tarafından yüksek bulunur? 20-25? Sadece 14 milyon euro. Mourinho'nun iki eski öğrencisi için İtalyanlar bu fiyatı yüksek bulmuş. Diğer tarafta Fenerbahçe'nin Vargas için 13 milyon euro teklifi olduğu söyleniyor -ki ben inandırıcı bulmuyorum- Bir takım bugün Atatürk Havalimanı'na Deco ve Carvalho'yu indirse ki hem 3 büyüklerin üçünün de bu ikiliye ihtiyacı var, "büyük transfer ve ucuza geldiler" demez miyiz?